ŞİZOFRENİ NEDENLERİ NELERDİR ?
Şizofreninin kesin nedeni tam olarak bilinememektedir. Bu konuda değişik teoriler ileri sürülmektedir. Klinik izlemelerde kan bağı olan kişilerde genetik yatkınlığın olduğu başka nedenlerin de araya girmesi ile hastalığın ortaya çıktığı görülmektedir.
Tek yumurta ikizlerinin birinde şizofreni görülmesi durumunda diğerinde şizofreni ortaya çıkma olasılığı %50, anne babanın ikisinin birden şizofren olması durumunda çocuklarda şizofreni görülme olasılığı %40, anne veya babanın şizofren olması
durumunda çocuklarda görülme olasılığı %8, kardeşlerden birinin şizofren olması durumunda diğer çocukta hastalığın görülme olasılığı %12’dir. Genetik geçişten sorumlu tutulan bazı genler vardır ancak bu konu henüz tam olarak aydınlatılamamıştır.
Şizofren hastaların beyin tomografisi ve MR gibi radyolojik incelemelerinde beynin bazı bölgelerinde değişiklikler tespit edilmektedir ancak bu değişikliklerin şizofreniye özgü olmadığı bilinmektedir. Yine ölen şizofren hastaların beyin
biyopsilerinde beyinde bazı doku değişiklikleri görülmektedir. Bu değişikliklerin de hastalık oluşmadan önce mi olduğu veya hastalığın ortaya çıkşıyla mı geliştiği bilinememektedir.
Beyin biyokimyası ile ilgili araştırmalarda beyinde haberci rolü üstlenen (nörotransmitter) maddelerden biri olan dopaminin aktivite artışının hastalığa yol açtığı bilinmektedir.
Son yıllarda dopamin yanında serotonin ve norepinefrin gibi diğer habercilerinde şizofreni oluşumunda rol oynadığı belirtilmektedir. Kullanılan ilaçlar da bu sistemler üzerinden etki etmektedir. Her hastada aynı belirtilerin ortaya çıkmaması,her ilacın her hastaya yaramaması hastalığın ortaya çıkışında bu maddelerle ilgili kişiden kişiye değişen özelliklerin olduğunu düşündürmektedir. Hastalığın ortaya çıkış nedeni olarak bazı hastalarda dopamin sistemi daha etkin olurken bazılarında sorun daha çok serotonin sisteminde olabilir.
Bağışıklık sisteminin bu hastalığa yol açtığı öne sürülen teoriler arasındadır.
Gebelik sırasında grip enfeksiyonu geçiren annelerin çocuklarında bu hastalığın ortaya çıktığı ileri sürülmüştür, ancak araştırmalar bunu desteklememektedir.
Çevresel bazı etkenler hastalığın ortaya çıkışında rol oynamaktadır. Kalp hastaları nasıl çevresel stres yaratan durumlardan olumsuz etkileniyorsa veya stresli bir yaşam olayı nasıl hastalığın ortaya çıkmasında rol oynuyorsa şizofrenlerde
de aynı durum geçerlidir. Bu hastalarda tek başına ilaç tedavisi genelde yeterli olmaz, stres yaratan durumların da ele alınması gerekir. Bazı aile yapılarının şizofreniye yol açtığı öne sürülmüş ve şizofren aileler modeli geliştirilmeye çalışılmıştır, ancak sonra yapılan araştırmalar bu teoriyi desteklememiştir.
Şizofrenlerde hormonlarda bazı değişiklikler olduğu ve bunun da hastalığa yol açtığı belirtilmektedir.
Bazı yapısal ve kimyasal bozuklukların şizofren hastaların algılarında bozulmalara yol açtığı ve hastaların algılarında seçicilik olmaması dolayısıyla beynin çok fazla uyaranla karşılaştığı öne sürülmektedir. Örneğin normal kişilerde bulundukları ortamda aynı anda ortaya çıkan seslere karşı bir seçicilik vardır, televizyonun sesini dinlerken dışarıda bağıran satıcının sesini algılamayabilir, oysa şizofrenlerde bu seçiciliğin olmadığı aynı anda var olan tüm seslerin algılandığı ve beynin
fazla uyaranla karşı karşıya kaldığı belirtilmektedir.
Stres-diyatez teorisine göre bünyesel olarak yatkın olan kişilerde stresli bir durumla karşılaşıldığında şizofreni ortaya çıkmaktadır. Şizofreninin ortaya çıkışında biyolojik, psikososyal ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığı, stres yaratan bir durumla karşılaşıldığında hastalığın ortaya çıktığı ve stres yaratan durumun da bu etkenlerden biri ile ilgili olabileceği belirtilmektedir.Örneğin ortaya çıkarıcı etken enfeksiyon gibi biyolojik bir neden veya bir yakınını kaybetme veya sorunlu bir ailede yaşama gibi psikolojik bir neden olabilir. Her enfeksiyon hastalığı olan veya her yakınını kaybeden şizofreni olmaz, bu
hastalığın ortaya çıkışı için bünyesel yatkınlığın da bulunması gerekir.
Yorum (3) Yorum yaz! Arkadasina Gönder!
3 yorum yazılmıştır
Yazan:isimsiz | Tarih: 2009-02-09 23:30:05Konu: MERHABA..
Yazan:Garip Kul | Tarih: 2007-09-03 17:13:302 yıl öss ye hazırlandım geçen yıl bu yıl üçüncü yılım geçen yıl bi kız arkadaşım oldu ve ayrıldım bu bende innılmaz bir sitres oluşturdu ve öss yide kazanamadım şimdi çeşitli pskoljk sorunlarım var.. şizofreninin belirtilerini sitenizden okudum.. peynim son 1 yıldır uyuşuk gibi boğazımda kasıntılar var ve sevecen esprili bir insanken robot gibi gülmeyen biridi oldum .. sanki içimde farklı birisi var beynimde sesler yankılanıyo ve beynim bni çokk farklı yerlere götürüyo .. duygularım farklılıştı.. çevremdeki sesleri aynı anda algılıyorum buda düşünmemi karma karışık bir hale sokuyo.. bu yılda öss ye hazırlanıyorum ama bu şekilde olmuyo.. nolurr birisi yardım etsin.. acaba şizofrenimiyim..şevki
Konu: ŞİZOFRENİ TAMAMEN ALLAH VERGİSİDİR
Yazan:Burcu | Tarih: 2007-03-06 00:03:2645 yıldır şizofreni hastasıyım. 29 yıldır tedavi görmekteyim. Şizofreni ile ilgili tüm tedavi imkanlarından yararlandım. Halen ayaktan tedavim sürmektedir. Benim şizofrenim kronik. Ömür boyu da sürecek. Şimdiki tıbbi imkanlar böyle söylüyor. Ben şizofreninin engin uçsuz bucaksız okyanusunda 45 yıldır yüzüyorum. Yaşadığım şizofrenik halleri anlatsam, ciltler dolusu kitaplar olurdu. Şimdilerde şizofreniye tamamen alıştım. Bilgilendim, şizofreniyle ilgili ne varsa hepsini derinlemesine öğrendim. Daha doğrusu yaşadıklarım, öğrendiklerimle aynı. Önce yaşadım, sonra öğrendim. Şizofreni alınyazısıdır. Yaradan böyle yaratmış. Doğarken böyle doğmuşum. Sebepler ne olursa olsun, şizofreninin tek ve biricik nedeni Tanrı'dır. Psikolojik, biyolojik, sosyolojik nedenler kuramsal nitelikler taşıyan dünyasal görüşlerdir. Psikososyal terapiler, ilaçlar gereklidir ve vazgeçilmezdirler. Bu tedaviler devamlı olurlarsa bir ölçüde kontrol sağlanabiliyor, şizofreniyi ortadan kaldırmak mümkün olmuyur. Şizofreninin bazı bireylerde alınyazısı olduğu ve bu gerçeği böyle kabullenmek ve dünya yaşantısını ileri düzeyde tutabilmek için gerekli tüm imkanları seferber edebilmek gerekir. Yaşam düzeyini en yükseğe çıkarabilmek ve yine de tanrı vergisi şizofreniyle de yaşamak insan gerçeğidir. Bir düşünün, doğuştan zihnen ve bedenen özürlü olan insanlarımız vardır, bu insanlarımız bizim insanlarımızdır. Önemli olan özürlü insanlarımızı dışlamadan, onlarla yaşamaya çalışmak yine insanın doğasında varolan onurlu ve kutsal bir varoluş gerçeğidir. Unutulmamalıdır ki her birey ayrı bir alemdir ve bu ihtiyar dünyamızda hepimize yer vardır ve hepimizin yeri ayrıdır. Yeterki birbirimize sahip çıkalım, sevelim, sayalım, biraz da hoş görülü olalım. İlahi Aşk'ın can veren soluğu hepimizi kucaklasın. Selamlar.
Konu: Allah yardımcımız olsun
şizofren bir kardeşim var ve bu sorunu anca yasayanlar bılır.Mevlam şizofrenlere şifa yakınlarına da sabır versin
